Kadınlar duygusaldır, alışveriş ve dedikoduya bayılır, güzelliklerine düşkündür, kariyer sahibi olsalar da bir gün evlenip çoluk çocuğa karışmak isterler. Erkekler maç izler, küfreder, birincil ihtiyaçlarıyla yaşar, evlilikten korkarlar. İki cinsi birbirinden ayıran bu kesin sınırların ve katı kalıpların hala geçerliliğini koruduğunu düşünüyorsanız, çok yanılıyorsunuz.
İşte erkeklerin feminen yanlarından bazıları…
Aşkı erkekler de önemsiyor!
İlişkiye daha fazla değer veren ve onu hayatının merkezi haline getiren taraf her ne kadar hala kadın gibi görünse de erkeklerin, sevgililerinin telefonunu beklemek için arkadaşlarına bir bahane uydurup dışarı çıkmamaları artık hiç de seyrek rastlanan bir durum değil. Aynı şekilde bunu pek kimseyle paylaşmasalar da ilişkideki sorunları en az kadınlar kadar kafalarına takıyor, nasıl davranmaları ve konuşmaları gerektiği konusunda tereddütler yaşıyor, kız arkadaşlarının söylediği bir sözün ne anlama gelebileceği konusunda fikir yürütüyorlar.
Haberin devami »
Rüyanızda ünlü biriyle birlikte olmuş ya da kız arkadaşınızı öptüğünüzü görüp korkuyla uyanmışsınızdır mutlaka. Bu rüyaların ne anlama geldiğini öğrenmek ister misiniz? İşte beş erotik rüya tabiri…
Rüyada bir ünlüyle birlikte olmak
Rüyada bir ünlü ile birlikte olmak gerçek hayatta eksikliğini duyduğunuz bazı değerlerin varlığının habercisi. Birlikte olduğunuzu gördüğünüz bu ünlü kişi aslında sizin için kaliteyi temsil ediyor. Aradığınız şey daha iyi şartlar altında yaşamak başka bir deyişle. Ayrıca kendinize güveninizin de sonucunun bu rüyalar olduğunu biliyor musunuz? Bir diğer olasılık ise bu ünlüyü gerçekten arzuluyor olmanız. Yani sadece rüyada değil günlük yaşantınızda da onu gerçekten istiyorsanız, rüyalarınıza girmesinden daha doğal ne var? Haberin devami »
Yeni bir ilişkiye başladınız ve uzun zamandır yaşadığınız yalnızlıktan kurtuldunuz. Peki aynı durum erkek arkadaşınız için de geçerli mi? Belki evet, belki de hayır… Neden mi? Çünkü çoğu zaman erkekler biri ile birlikte olma düşüncesinden korkarlar…Erkeklerin belki doğasından, yeni bir ilişkiye başladıklarında sizin kadar cesur olamazlar çünkü size bağlanmaktan korkarlar. “Bağlansalar ne olacak ki?” demeyin. Onlar için birine bağlanmak demek büyük sorumluluklara da katlanmak demek. Bu nedenle onu ilk baştan korkutmamalı ve ilişkiye hazırlamalısınız. Nasıl mı?
Onu sevgilim diye tanıtmayın!
Bir erkek ilişkiye başladığında zaten sevgili olma bunalımına girmiş olabilir. Bir de siz onu etrafa ‘sevgilim’ olarak tanıtırsanız onu baştan sıkıntıya sokarsınız. Demek istediğimiz, erkekler daha en baştan bu tür kelimelerle tanıtılmaktan hoşlanmazlar, bu onları ürkütür. Bunun yerine onu ismi ile çevrenize tanıtmanız daha doğru olacaktır. Haberin devami »
Bir bardak kahve olmadan güne başlayamıyor musunuz? Gözünüzü açar açmaz su ısıtıcısını çalıştırıyor ve kahve aromasını mı hayal ediyorsunuz veya işe giderken en yakın kahve dükkanından en büyük boy kahve mi satın alıyorsunuz?Ülkemizde sabah çay tüketimi hâlâ birinci sırada olmasına rağmen kahve severlerin sayısı da pek az değil. Bazı Avrupa ülkeleri ve Amerika’da kahvaltıda tüketilen en popüler içecek kahve. Uyarıcı olarak kafein dünyada en fazla kullanılan maddelerden biri. Kafein yüzyıllardır günlük yaşamın bir parçası olmuştur. Kahve kafeinin esas kaynağıdır ama bazı meşrubatlarda içerdiği miktar ikinci sırada yer alır. Bazı kişiler için ölçülü miktarlarda kafein fiziksel bir rahatsızlığa neden olmuyor. Ama bazıları için aşırı kafein sinirliliğe, baş ağrısına, bulantıya, mide tahrişine yol açabilir. Kafeinli içecek içmenin bir riski var mı? Bir çok çalışmada kafeinle bazı sağlık problemleri arasında bir bağlantı bulunmuştur. Kanser, kalp hastalıkları ve osteoporozla ilişkilendirilme yapılan bu çalışmaların hiçbiri kesin kanıt denilebilecek çalışmalar değildir. Kafein bir diüretik (idrar söktürücü) gibi etki gösterir. Ama kahve içerisindeki su, diüretik etkisini dengelemeye çalışır.
Kafein sinir sistemini hafif uyaran bir uyarıcı gibi davranır ve kafeinsiz kahveler mideyi irrite edebilirler. Kafein yorgunlukla baş edebilen, durum ve performansı artıran bir uyarıcıdır. Ama sağlık üzerine ne gibi etkileri olduğu konusunda sürekli araştırmalar farklı sonuç verebiliyor.
Haberin devami »
Sevdiğiniz erkeği gerçekten tanıyor musunuz? Mesela kafasından geçeni hissetmeniz, atacağı adımı tahmin etmeniz mümkün mü? Aslında ilişkinizin geleceğine yönelik bazı soruların cevabını onun bugünkü davranışlarında bulmanız mümkün. İşte, onu her ayrıntısıyla tanımanın 99 yöntemi…Sizi arayacağının 5 işareti
1. Barda telefon numaranızı alması ve bir sorun çıkmadığından emin olmak için gene de çaldırması,
2. Anlattıklarınızı can kulağıyla dinlemesi ve sorular sorması,
3- Kilit anlarda gözlerinizin içine bakması,
4- Sizi evinize kadar bırakmakta ve bunu tek başına yapmakta ısrar etmesi,
5- Onu, kapınızdan uzaklaştığı sırada dönüp omzunun üzerinden size bakarken yakalamanız…
Aramayacağının 5 işareti
1. Telefon numaranızı kaydetmesini söylediğinizde buna ihtiyacı olmadığını, rakamlar söz konusu olduğunda müthiş bir hafızası olduğunu ve numaranızı asla unutmayacağını söylemesi
2. Ona iki dakika önce uzun uzun mesleğinizden söz ettiğiniz halde “Eee, peki ne işle meşgulsün?” demesi
3. Eski sevgilisiyle bir gece içinde tam üç kez ayrılıp barıştığını kahkahalar eşliğinde anlatması
4. Sürekli ve sadece spordan bahsetmesi
5. Gecenin sonunda “Çok iyi vakit geçirdim. Valla, gerçekten çok iyiydi” demesi Haberin devami »
14 Şubat’ta illa ki ona pahalı hediyeler alarak, onu şık restoranlara götürerek şımartmanız gerekmez! İşte onun için yapabilecekleriniz…
• Radyodan ona özel şarkı isteyin.
• Ruj ya da tıraş kremi ile banyo aynasına “seni seviyorum” yazın.
• Çantasına, cüzdanına ya da yastığının altına aşk notları saklayın.
• Kalp şekilli tostlar yapın.
• Gazetenin kişisel bölümüne aşk notları yazın.
• Sevgilinizin ufak tefek gündelik ev işlerini yapın.
• Ajandasındaki uzak tarihlere ikiniz için randevular yazın.
• Sadece ikiniz için sürpriz parti düzenleyin.
• Birbirinizde en çok sevdiğiniz 10 özelliğin listesini yapın. Bu listeyi göze görünecek bir yere koyun.
• Sadece ikiniz için bir fotoğraf albümü hazırlayın.
• Onun sevdiğini bildiğiniz bir çizgi film karakterini taklit edin.
• Birbirinize masaj yapın.
• Kocaman bir kurdele ile yatağınızı paketleyin.
• Ona köpük banyosu hazırlayın, etrafına mumlar yakın.
• Mum ışığında romantik yemek hazırlayın, eve gül yaprakları serpin.
• Hiç beklemediği bir anda onu kucaklayın.
• Eve kocaman bir balon buketi getirin.
• Kahvaltısını yatağa götürün, arabasını yıkayın ve çekmecesine aşk notu bırakın.
• İş yerine şeker, yiyecek, resim ve aşk notları ile dolu bir moral paketi gönderin.
• Bulaşıkları birlikte yıkayın, sonra birbirinizin ellerine krem sürün.
• Gizli işaretler belirleyin ve kalabalık içindeyken bunları kullanın.
• Sanki birbirinizi bir aydır görmüyormuş gibi davranın.
• İkinizin aptal bir fotoğrafını çekin ve çerçeveletin.
• Okuduğu derginin içine aşk kartları saklayın.
Yeni sezon modasının trendleri belli oldu. Podyumlardan yorumlayabildiğimiz kadarıyla motif olarak öne çıkanların başında ‘yıldızlar’ geliyor. Chanel ve Yves Saint Laurent gibi iki dev modaevinin birden tasarımlarında yoğun olarak kullanması, ‘kurukafa deseninin yerini yıldızlar alıyor’ yorumlarına yol açtı. Yıldızlar aslında hem desen, hem detay, hem de dövmelere verdikleri ilhamla, yıllardır sokak modasının vazgeçilmez şekillerinden biri. Marc Jacobs, Miuccia Prada ve Viktor&Rolf da daha önceden yıldızlarla haşır neşir olan isimler arasında yer alıyor. Erkek modası; özellikle de Rykiel Homme ve Givenchy, daha geçtiğimiz sezon bile yıldızdan geçilmiyordu. Bu sezonsa sıra kadınlarda! Hazır giyim mağazalarından lüks markalara kadar her yerde yıldız motiflerini görmeye hazır olun. Ünlü W dergisi de, geniş bir moda çekimini yıldızlara ayırarak bu trende tekrar işaret etti.
KATE MOSS DA SEVDİ
Peki ya 34. yaşını geçen hafta diyet 34 saatlik bir partiyle kutlayan Kate Moss, geceye nasıl arz-ı endam etti dersiniz? Chanel’in yıldızlarla bezeli siyah elbisesiyle! Sağ gözünün üzerine de, altın renkli bir yıldız çizilmişti. ‘Glam rock’ temalı partiye yakın kadın arkadaşları Kelly Osbourne ve Davinia Taylor da yıldız desenli kıyafetler giymeyi tercih etmişti. Peki şöyle sorayım; podyumlar bir diyetyana, Kate Moss’un yaptığı bir şeyin moda olmaması veya sokakları etkilememesi gibi bir ihtimal var mı acaba?
Her yeni sezonla birlikte karşımıza yepyeni trendler çıkıyor. 2008 ilkbahar-yaz koleksiyonlarında da çiçek desenleri, natürel tonlar ve yeni formlar dikkati çekiyor. İşte yeni sezonun A, B, C’si….. Afrika’ya yolculuk Yeni sezon koleksiyonlarında Afrika’daki kabilelerin giydiği kıyafetlerden, desenlerden de etkilenmiş tasarımcılar. Afrika’yı ayağınıza getirmek için kabile esintisi taşıyan tasarımları giymenizi öneririz. Batik Küçüklüğümüzde denediğimiz batik sanatı geri döndü. Renk oyunlarının hakim olduğu batik bluzlar, elbiseler bu sezon çok moda. Boya sürülmüş gibi duran fırça darbeli tişörtleri evde kendiniz de yapmayı deneyebilir ve başka kimsede olmayacak desenler elde edebilirsiniz.
Canlı renkler
Sonbahar-kış sezonuyla hayatımıza giren neon renkler, ilkbahar-yaz sezonunda da karşımıza çıkıyor. Üstelik en canlı tonlarıyla… Artık renk korkunuzu yenip, kırmızı, pembe, yeşil ve mavinin en canlı tonlarını giyme zamanı…
Çiçek desenleri
Çiçekleri hiç bu kadar büyük ve çok görmediniz! Sanki bir sanatçının tablosundan fırlamış gibi duran çiçek desenleri elbiseler, bluzlar, çantalar hatta ayakkabıları süslüyor.
Diagonal: Tek omuz
Bu sezon iki askı yerini tek askıya bıraktı. Özellikle elbiselerde dikkat çeken tek omuz, hem seksi hem de farklı. Tek askılı diagonal görünümlü elbiselerin uzunları da çok moda. EKOSE Ekose deseni yeni sezonda ikili takımları süslüyor. Ceket ve pantolon bir aradadiyet giyilen ekose desenlerinin en popüleri siyah-beyaz olanları. Biz yine de ekoseyi bir arada değil, düz bir parçayla tamamlamanızı öneririz.
Fırfır
Kolları, etekleri ya da tamamıkadın fırfırlarla süslü elbiseler, bluzlar ilkbahar-yaz sezonunda dikkat çekiyor. Fırfırların daha kalın gösterdiğini de hatırlatarak, fırfır süslemeli tasarımları şifon gibi dökümlü kumaşlarda giymenizi tavsiye ederiz.
Haberin devami »
Hamilelik sırasında istenmeyen tüylerden kurtulmak için hangi yöntem uygundur? İğneli epilasyon, lazer epilasyon, ağda, tüy dökücü kremler ya da jilet gibi yöntemlerin sakıncaları var mıdır? Hamilelikte hormon değişimleri karın ve meme başı etrafında tüylenmeye ve diğer istenmeyen tüylerde artışa neden olabilir. Hamilelik nedeniyle karın ya da meme başında oluşan tüyleri cımbız ya da jilet ile almazsanız, bunlar genellikle doğum sonrasında kendiliğinden dökülür. Diğer tüyler için uygulanan yöntemlerin ise çeşitli sakıncaları olabilmekte ya da bazı noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir İğneli epilasyon: Elektroliz
Hamilelik sırasında elektroliz yönteminin güvenilirliğini ortaya koyan araştırmalar mevcut değildir. Fetus üzerindeki etkileri konusunda yeterince bilgi olmayışı nedeniyle uzmanlar hamilelik döneminde elektroliz yönteminden uzak durulmasını tavsiye ediyorlar. Buna rağmen elektroliz yöntemini uygulamaya kararlıysanız, son üç ayda meme etrafına ve karın bölgesine epilasyon yaptırmaktan kaçınmalısınız.
İğneli epilasyonda termoliz ve galvanik olmak üzere iki tür akım kullanılır. Termoliz diaterm, radyo dalgası, kısa dalga veya yüksek frekans olarak da adlandırılabilir. Galvanik elektroliz yönteminde kişi ile cihaz arasında bir elektrik akımı dolaştırılır. Amniyotik sıvı iletken vazifesi görebileceğinden bu yöntem hamilelikte kullanılmamalıdır. Gebelik döneminde lazerli veya iğneli epilasyon ile kimyasal yöntemlerle yapılan epilasyon yöntemlerini önermiyoruz.
Her durumda iğneli epilasyon uygulamasına başvurmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalı ve onun tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmelisiniz.
Lazer epilasyon
Lazer epilasyonda tüydeki koyu renk pigmentler hedeflenir ve kıl folikülüne termal ve/veya mekanik hasar verilir. Hamilelik sırasında lazer epilasyonun güvenliğini değerlendiren yeterli bilimsel çalışma mevcut değildir. Dolayısıyla, fetus üzerindeki etkileri konusunda yeterince bilgi olmayışı nedeniyle uzmanlar hamilelik döneminde lazer epilasyon yönteminden de uzak durulmasını tavsiye ediyorlar.
Haberin devami »
Küçük oyunlarla… Erkekleri kışkırtmanın birçok yolu var ancak onları asıl baştan çıkaran şey, belli belirsiz imalar, küçük kaçamak dokunuşlar… Her yerde başlatabileceğiniz küçük oyunlarla, gün boyu aklı yalnızca sizde kalacak.
Onu kışkırtın
Yüksek topuklu bir ayakkabı giyin ve ayağınızın teki ile diğer bacağınızı okşayın. Ama bunu farkında değilmiş gibi yapın.
• Giydiği pantolonu belli belirsiz elleyin ve iyi durdukları kadar, kumaşının da ele güzel gelen bir dokusu olduğunu söyleyin. Sonra da gözlerine imalı bakın.
• Göbeğinizi açıkta bırakan
bir tişört giydiğinizde, üst raflardan bir şey almak için uzanabildiğiniz kadar uzanın.
Onu kendinize çekin!
• Konuşurken, saçınızı kenara çekerek, kafanızı yan tarafa doğru eğin. Açıkta kalan boynunuz öpülmeye hazır bir şekilde, erkeğinizin dikkatini çekecektir.
• İşaret parmağınızı kullanarak, herkesin içinde, çaktırmadan sırtına “seni seviyorum” yazın.
• Kalabalık bir yerde, sıkış tepiş hareket etme zorluğu içindesiniz. Madem öyle, siz de bu durumu derhal lehinize çevirin ve göğüslerinizi onun sırtına iyice yaslayarak geçin. Hatta özellikle yaptığınızı belli edin.
Masa altından…
• Arkadaş grubunuzla çıktığınız bir yemekte, masanın altından ayağınızla erkek arkadaşınızın bacağını okşayın ve hiçbir şey yapmıyormuş gibi konuşmanıza devam edin.
Haberin devami »